Adak ifa edilmemelidir

 

Merhaba javasız sohbet ailesi.. Dünkü güzel havanın ardından kış kendini tekrar hissettirdi ve yağışlı ve soğuk bir Pazartesi gününü bizlere yaşatıyor. Bu dün dini bilgiler köşemizde yine sizlerleyiz.

Nezir, Allâhü Teâlâ’ya tâzim için mübah bir fiilin yapılmasını kendisine vâcip kılmaktır. Nezrin Türkçesi adaktır. Sırf Allâhü Teâlâ’nın rızası için ibâdet sayılacak bazı şeyleri nezretmek makbuldür, sevaba vesiledir. Nezrim olsun yarın Allah rızası için oruç tutayım veya fakirlere şu kadar para vereyim yahut nezrim olsun Allâhü Teâlâ’nın rızası için bir kurban kesip fakirlere dağıtayım, denilmesi gibi.

Filan işim yoluna girerse üç gün oruç tutayım veya fakirlere para vereyim diyerek dünya işleri için yapılacak nezirler makbul değildir. Çünkü ibâdet ve tâatların sırf ihlâs ile Allah rızası için yapılması esasına aykırıdır.

“Allah rızası için şu fakire şu kadar para vermek nezrim olsun” veya “Allâhü Teâlâ hastama şifa verirse Hak rızası için sadaka vereyim” veya “Kurban kesip etini sadaka vereyim” diyerek nezredilebilir.

Nezirlere riâyet lâzımdır. Çünkü nezreden, Allâhü Teâlâ ile ahitleşmiş demektir. Mâide sûresinin 1. âyet-i kerîmesinde (meâlen) “Ey îman edenler! Akidlerinizi îfa ediniz… ” buyurulmaktadır. Binaenaleyh nezrine vefâ etmesi yani adadığı şeyi yerine getirmesi icap eder. Allâhü Teâlâ Hazretleri nezirlerine vefâ edenleri İnsan sûresinin 7. âyet-i kerîmesinde (meâlen) “Adaklarını yerine getirirler…” diye övmüştür.

Nezrin riâyet icap eden bazı şartları:

Nezredilen şeyin cinsinden namaz gibi, oruç gibi, sadaka gibi, bir farz veya vacip bulunmalıdır. Binaenaleyh bir tavuk keseyim veya filan hastayı ziyarette bulunayım diye yapılacak bir nezir muteber olmaz.

Muayyen gününde yapılmayan bir nezir, başka bir günde kaza edilir. Meselâ: Bugün fakirlere sadaka vermek nezredil-diği halde bugün yapılmazsa başka bir günde yapılması bir kaza olarak icabeder.

Şunu da bilmelidir ki, bir şarta bağlanan bir nezir, (Hanefî mezhebinde) o şartın yerine gelmesinden evvel îfâ edilemez.

Nezir kurbanının etini, nezreden yiyemiyeceği gibi hanımı ile usûl ve fürûu da -ya’ni: Babası, anası, dedeleri, evlâdı, torunları da yiyemezler. Bunu fakirlere sadaka vermek lâzımdır. Şayet yemişlerse yediklerinin kıymetini sadaka vermeleri icap eder.