Allah’ın rasulü ve insanların efendisi

 

İmâm-ı Rabbânî Hazretleri buyurdular:

“Arab’ın ve Acem’in (Arap olmayanların) en fazîletlisi olan Resûlullâh (s.a.v.)’in fazîleti hakkında rivâyet olunanların birkaçını yazarak, âhiretteki kurtuluşa vesîle kılmak istedim. Ancak ben sözlerimle onu medhediyor değilim, bilakis onun vesîlesiyle sözlerimi medhediyorum…

“Şüphesiz Muhammed (s.a.v.), Allâh’ın resûlü ve Âdemoğlunun efendisidir. Kıyâmet gününde tâbileri ve ümmeti en çok olacak peygamberdir.”

“Allah katında, evvelkilerin ve sonrakilerin en keremlisi, en değerlisidir.”

“Kabrin kendisine açılacağı ilk kimsedir. İlk şefâat edecek ve şefâati ilk kabul olunacak olandır. Cennetin kapısını ilk çalacak olan ve Allâh’ın da kapıyı açacağı ilk kimsedir.”

“Kıyâmet gününde, -altında Âdem (a.s.) ve ondan sonraki ümmetler olduğu hâlde- hamd sancağını taşıyacak olan odur.” Şu sözleri buyuran da odur:

“Ben Abdülmuttalib oğlu Abdullah oğlu Muhammed’im. Muhakkak Allâhü Teâlâ bütün mahlûkâtı yarattı ve beni onların en hayırlıları içerisinde kıldı. Sonra onları iki fırkaya ayırdı ve beni en hayırlı fırkada kıldı. Sonra onları kabîlelere ayırdı ve beni en hayırlı kabîlede kıldı. Sonra onları evlere ayırdı ve beni en hayırlı evde kıldı. Ben onların ev ve nefis cihetinden en hayırlısıyım.”

“İnsanlar tekrar diriltildikleri zaman ilk çıkacak olan benim. İnsanlar Allâh’ın huzuruna çıktıkları zaman, onların önderi benim. Sustukları zaman onların hatîbi, (sözcüsü) benim. Hapsolundukları zaman, onların şefâatçisi benim. Ümid kestikleri zaman, onların müjdeleyicisi benim. Kerem sancağı ve cennetin anahtarları o gün bendedir. Hamd sancağı o gün bendedir. Rabb’im katında ben, Âdemoğlu’nun en keremlisiyim. Saklı yumurtalar gibi bin hizmetçi benim etrafımda dolaşır.”

“Kıyâmet günü olduğu zaman ben, peygamberlerin imâmı, onların hatîbi ve onların şefâatlerinin sâhibi (şefâatcıları) olacağım, bunda övünmek yok.”  (Mektûbât-ı İmâm-ı Rabbânî, 1/m. 44)