Ana babanın vazifeleri

 

Günaydın javasız sohbet ailesi. Ne hafta içi ne de hafta sonu dinlemiyoruz ve dini makalelerimizi yazmaya devam ediyoruz. Bu gün yine herkes tarafından bilinmesi gereken bir konuyla sizlerleyiz.

Anne ve baba çocuğunun doğumuna sevinmelidir. Nitekim Resûl-i Ekrem (s.a.v.) “Çocuk dünyada sürûr (sevinç), âhirette nûrdur” buyurmuştur.

Kız çocuğu olursa, daha çok sevinip, onlara hürmet etmelidir. Zira evladın hayırlısıdır. Nitekim Habîb-i Ekrem (s.a.v.) “İlk çocuğunun kız olması kadının bereketindendir. Ben Allâhü Teâlâ’dan ağırlığı ve zahmeti olmayan evlad istedim, bana kız çocukları verdi.” diye buyurmuştur.

Çocuğa güzel bir isim vermelidir.

Yedinci gününde veya daha sonra akîka kurbanı olarak oğlan için iki, kız için bir kurban kesmelidir.

Yedinci günden on yaşına kadar olan zaman içinde oğlunu sünnet ettirmelidir.

Oğlu veya kızı altı yaşına gelince, onlara Kur’an’ı, dinin farzlarını ve edeblerini (ilmihal bilgilerini) öğretmelidir.

Çocuklarının eğitimine ihtimam göstermeli, ok atmayı, yüzmeyi ve bir san’atı öğretmelidir. Zira hadîs-i şerîfte: “San’at fakirlikten emniyettir.” buyurulmuştur. Din ilmine rağbet ederse, ona hidayet olur. Kız çocuklara bilhassa yemek pişirmek, dikiş dikmek gibi lüzumlu sanatları öğretmelidir.

Süsleme, giydirme, yedirme ve hediye vermekte bütün çocuklarını bir tutmalıdır.

Turfanda meyveyi önce kız çocuğuna vermelidir. Zira onların yürekleri daha yumuşak ve zayıftır.

Çocuklarına çok merhametli davranmalıdır. Onları şefkatle öpmeli, acıyarak kucağına almalıdır. Onlarla oynayıp güler yüzle konuşmalıdır.

Çocuklara hakaret ve bedduâ etmeyip hayır duâ etmelidir. Zîra bedduâ, fakirlik sebeblerindendir. Bazan kabul oluverir de onlara zarar verir.

On yaşına gelen erkek ve kız çocuklarını ayrı yataklarda yatırmalıdır.

Çocuklarını, evlenme çağına geldiklerinde rızaları ile evlendirmelidir.

Çocuğunun yapamayacağı hizmeti ona emretmemelidir. Böylece âsî olmalarına sebep olmamalıdır.

Yanında olan çocuklarına kendi yediğinden yedirmeli, giydiğinden giydirmelidir.

Hiç kimsenin evladı hakkında kötü düşünmemeli ki, onun zararı kendi çocuğuna dönmesin. (Marifetnâme)