Cuma günündeki icabet saati

CUMA GÜNÜNDEKİ İCÂBET SAATİ

CUMA GÜNÜNDEKİ İCÂBET SAATİ

 

Cuma günündeki icabet saati

Cuma günündeki icabet saati Javasız sohbet web ekibi olarak yine bir cuma gününe girmenin mutluluğu içerisindeyiz. Müslümanların bayramı olan bu cuma günü yazacağımız makale bu günün içerisindeki icabet saati olacaktır.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir gün cuma gününün faziletini anlatıyordu da: “Onda (cuma gününde) bir saat vardır ki hiçbir Müslüman kul, namazda bulunur ve Allâhü Teâlâ’dan o saate rast getirip bir şey dilerse muhakkak Allâhü Teâlâ ona (dilediğini) verir” buyurdu. (O saatin) kısa olduğunu anlatmak için (mübârek) eli ile işâret buyurdu.

Bu saat Kadir Gecesi ve İsm-i A‘zam gibi gizlidir. Gizlenmesindeki hikmeti de açıktır. Çünkü icâbet (duânın kabul) saatini kollayan kimse, günün hangi saatinde olduğunu bilmeyince saatine rast gelir diye bütün gün kalbini dünya vesveselerinden temiz tutmaya çalışır, huzur içinde duâ ve zikir eder.

Cuma günündeki icâbet saati gizli kalmış olmakla beraber âlimler bu hususta gelen haberler ile bir dereceye kadar vaktin tayinine çalışmışlardır. Buhârî şârihi Aynî ve İbn-i Hacer bu hususta 41 kavil rivâyet etmişlerdir. Bunların en meşhûru, imâmın iki hutbe arasında oturduğu vakit ile gün batmadan evvelki vakittir. (Tecrîd-i Sarih Terc.)

ZEKÂT VE SADAKANIN FAZİLETİ

Zekât ve sadakanın en faziletlisi kişinin en sevdiği malından verdiğidir. Allâhü Teâlâ şöyle buyurmuştur (meâlen): “Sizin yanınızdakiler tükenir, Allâh’ın yanındakiler ise bâkîdir” (Nahl sûresi, âyet 96) ve “Sevdiğiniz şeylerden infâk etmedikçe siz birre (ihsâna, rızâ-yı ilâhîye) eremezsiniz. Maamâfih, her ne infâk eylerseniz şüphesiz Allah onu bilir.” (Âl-i İmrân sûresi, âyet 92)

Enes bin Mâlik (radıyallâhü anh) buyurdular ki:

“Kıyâmet günü bir adam cehennemden getirilir. Allâhü Teâlâ: “Yerini nasıl buldun?” buyurur.

“Pek şiddetli buldum” der. Allâhü Teâlâ buyurur ki: “Yeryüzü dolusunca altın olsa onu fidye olarak verip buradan kurtulmak ister misin?” Kul der ki:

“Evet, Yâ Rabbi!” Allâhü Teâlâ:

“Kulum yalan söyledi. Dünyada senden bunun pek hafifi olan açı doyurmanı istedim, yapmadın” buyurur. (Hâdimî, Eyyühe’l-veled şerhi)