Dünyada Allah’tan korkan ahirette emindir

3

 

Merhaba sevgili javasız sohbet kullanıcıları. Bu gün harika bir makale ile sizlerle beraberiz. Google arama moturu javasız sohbet kelimesinde sizlere hitap eden sitemizde yine harkulade bir konuya değineceğiz..

Âmiroğullarının reisi olan zât, Resûlullâh Efendimiz’e (s.a.v.) geldi ve bazı sualler sordu: “Kötülüklerle beraber yapılan iyiliğin faydası olur mu?” dedi.

Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.):

“Evet, olur. Tevbe günahları temizler, iyilikler de kötülükleri giderir. Kul rahat zamanında Allah’ı zikrederse, sıkıntılı zamanlarında Allah da ona yardım eder.” buyurdular.

“Bu nasıl olur?” dedi. Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.):

“Allah azze ve celle şöyle buyurdu: İzzet ve Celâlim’e andolsun ki ben kulumda iki emniyeti ve iki korkuyu bir arada bulundurmam. Eğer kulum dünyada iken benden korkarsa, kullarımı cennette topladığım gün onu emniyet içerisinde bulundururum ve onun emniyeti devam eder. Ayrıca onu mahvedileceklerle birlikte mahvetmem. Şayet dünyada benden korkmaz ve emniyet içerisinde bulunursa, kıyâmet günü kullarımı hesap için topladığım zaman benden korkar ve korkusu devam eder.” buyurdular.

“Ya Muhammed! İnsanları neye davet ediyorsun?” dedi.

“Bir olan ve ortağı olmayan Allah’a ibâdet etmeye, putları inkâr edip Allahü Teâlâ’nın peygamberlerine ve kitaplarına inanmaya, şartlarını yerine getirerek beş vakit namazı kılmaya, senede bir ay oruç tutmaya. Allah’ın seni temizlemesi ve malının temiz ve helâl olması için zekâtını vermeye, imkân bulursan hacca gitmeye, cünüplükten yıkanmaya, öldükten sonra dirilmeye, cennet ve cehenneme inanmaya davet ediyorum.” buyurdular.

“Ya Muhammed! Bunların karşılığında bana ne var?” diye sordu.

Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.) Tâhâ sûresinin: “Adin cennetleri, altından nehirler akar. Onlarda ebedî olarak kalacaklar ve işte o temizlenenlerin mükâfâtı orada emniyet içinde oturmaktır” meâlindeki 76. âyet-i kerîmesini okudular.

“Ben hayatı seven bir adamım. Acabâ, âhiretteki bu mükâfatın yanında dünyada da bir faydası var mı?”

“Evet, Allah’ın yardımı ve emniyet içinde memleketinde yaşamak vardır” buyurdular.

Âmiroğullarının reisi olan bu zat, Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) davetini kabul etti ve Müslüman oldu. (El-Kâmil fi’t-tarih)