FÂTIMA BİNTÜ’L-HATTÂB R.a

2

 

Günaydin sevgili javasız sohbet dini bilgiler kösemizin takipcilerine. Bu gün sabahin erken saatlerinde yine sizlerle beraberiz ve yepyeni bir konu ile karsinizdayiz. Günün konusu olan FÂTIMA BİNTÜ’L-HATTÂB  hakkinda sizlere bilgi verecegiz. Ve simdi makalemize basliyorum.

 

Hz. Ömer (r.a.)’in kız kardeşi olan Fâtıma, kardeşi Ömer’den daha önce Müslüman olmuştu. Aşere-i Mübeşşere’den (Cennetle müjdelenen 10 sahabîden) Saîd bin Zeyd (r.a.) ile evli idi.

Hz. Ömer, Hz. Hamza’nın Müslüman olmasından üç gün sonra kız kardeşi Fâtıma ile kocası Saîd’in Müslüman olduklarını öğrenmesi üzerine hemen onların evine gitti. O esnâda “Tâhâ” sûre-i şerîfi nâzil olduğundan Saîd ile Fâtıma Ashâb-ı Kirâm’dan Habbâb bin Eret’ten onu öğreniyorlardı.

Ömer, dışarıdan onların okuduklarını işitince hemen şiddetle kapıyı çaldı. Saîd ve Fâtıma, onu hiddetli ve kılıç belinde görünce telâş ile sahîfeyi sakladılar ve Habbâb’ı bir köşeye gizlediler.

Kapı açılıp Ömer içeri girdi, “Okuduğunuz ne idi?” diye sordu. Saîd: “Hayır, bir şey yok” dedi. Ömer öfkelenip “İşittiğim doğru imiş. Siz de Muhammed’in dînine uymuşsunuz” diyerek Saîd’in yakasından tuttu yere attı. Fâtıma onu kurtarayım der iken Ömer onun yüzüne bir tokat vurdu. Hemen ağzından kanlar akmaya başladı.

Kızkardeşinin yüzünden kan aktığını görünce Ömer pişmân oldu ve hiddeti yatıştı. Fâtıma al kana boyandı ve cânı yandı. Lakin kendisinde din gayreti uyandı, Cenâb-ı Hakk’a dayandı ve: “Yâ Ömer, niçin Allah’tan utanmazsın ve mu‘cizeler ile gönderdiği peygambere inanmazsın. İşte ben ve zevcim İslâm ile müşerref olduk. Başımızı kessen, bundan dönmeyiz” deyiverdi ve şehâdet getirdi. Ömer ne yapacağını şaşırdı ve hemen yere oturdu.

“Hele şu okuduğunuz kitâbı çıkarınız” dedi. Fâtıma o sahîfeyi getirdi. Ömer “Tâhâ” sûresini okumaya başladı. Kur’ân-ı Kerîm’in fesâhat ve belâğati, mânâsının lezzet ve güzelliği Ömer’in kalbine fevkalâde tesîr etti. Resûlullâh’ın huzuruna varıp Müslüman oldu.

Fâtıma binti Müslim, Fâtıma el-Huzâiyye’den o da Fâtıma bintü’l-Hattâb’dan şu hadîs-i şerifi rivâyet etti: “Ümmetim, dünya sevgisi ortaya çıkıp fasık âlimler, câhil hafızlar ve zorbalar zuhur etmedikçe hayırdan ayrılmazlar. Amma bunlar zuhur ederse Allâhü Teâlâ’nın onlara umûmî azâb etmesinden korkarım.”