Gece namazı

Gece namazı

GECE NAMAZI

Bu gece sizlere gece namazı kılınışını ve bu namazın faziletlerini anlatacağız. Umarım ki bu makalemiz sonrası sizlerde gece namazlarına dikkat eder ve mümkün mertebe bu namazları eda etmeye çalışırsınız.

Gece namazının övülüp teşvîk olunması Cenâb-ı Hakk’a münâcât olunduğundan ötürüdür. Çünkü münâcât, feyiz ve nûr-i ilâhîyi celbeder. Hakîkat ehli âlimleri gecenin evvelinde feyz-i ilâhînin zayıf olduğunda ittifâk etmişlerdir. Gece ortasından sonraki münâcâtlarda feyz-i ilâhî kuvvetli gelir. Onun için Allâhü Teâlâ’nın dünya semâsına rahmetiyle tecellisi seher vaktine mahsûstur. Seher vaktinden kuşluk vaktine kadar feyiz ve ilâhî tecelliyât boldur.

Teheccüd namazının fazîletli olanı, gece yarısına kadar uyuyup gecenin son üçte birinde kalkmak ve son altıda birinde uyumaktır. Zira Dâvud Aleyhisselâm ve Peygamber Efendimiz Hazretleri böyle yaparlardı. Teheccüdün uykudan sonra daha fazîletli olması güçlüğünden dolayıdır. Hadîs-i Şerîflerde buyurulmuştur ki:

Gece namazı günahları söndürür.”

Gece namazına devam ediniz. Zira o sâlihlerin şiârı, âdetidir.”

“Allâhü Teâlâ’ya kulun en yakın olduğu vakit gecenin nihâyetindedir. Eğer o saatte Allâhü Teâlâ’yı zikredenlerden olmaya gücün yeterse sen de o vakit zikir ve ibâdet eyle.” (Tirmizî) Bir kimse hiç değilse koyun sağacak kadar yani iki rekât da olsa teheccüd namazı kılmaya devam ederse “kavvâmîn”den yani gece namaz kılanlardan yazılır.

Bir kimse gece teheccüde kalkmaya niyet ederek yatar lâkin vaktinde uyanamazsa geceyi ihyâ etmiş sevâbı yazılır.

Secde sûresinin 17. âyet-i celîlesinde teheccüd namazı kılanlar için gizlenmiş olan mükâfâtı melek, beşer ve cinlerin idrâkten âciz oldukları bildirilmiştir.

Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.) buyurdular ki:

“Benim şu mescidimde kılınan namaz, onbin namaz(ın sevabına) mukâbil olur. Mescid-i Harâm’da kılınan namaz, yüzbin namaz(ın sevabına) mukâbil olur. Ribât (nöbet) mahallinde kılınan namaz, iki milyon namaz(ın sevabına) mukâbil olur. Bunların tamamından daha fazîletli olan ise kulun gece yarısında sırf Allâhü Teâlâ’nın rızâsı için kıldığı namazdır.” (Burhânü’i-Müttakîn, Şerhu Hadîs-i Erbaîn)