Haçlı savletini kıran Selahattin Eyyübi

 

Yine mübarek bir Cuma günü javasız sohbet ile dini bilgiler yazmaya başlayacağız. Bu günde fevkalade bir konuyla sizlerleyiz..

Salâhuddîn Eyyûbî’nin musâhibi ve kazaskeri İbn-i Şeddâd anlatıyor:

Salâhuddîn Eyyûbî, Şam’da vefât ettiği vakit (4 Mart 1193) şahsî hazinesinde sadece 47 dirhem ve bir miskal altın çıkmıştı ki bu defin masraflarına dahi yetmiyordu. Geride evi, mülkü, akârı, bağ ve bahçesi de kalmamıştı. Eline geçen bütün malları hayır yollarına sarfederdi. Hatta hazînedârları hiç mal tutmadığını bildiklerinden bazı malları ona haber vermeden muhâfaza ederler, şiddetli ihtiyaç anında kullanırlardı. Akka sahrasında çok değerli on bin atın hepsini birden bağışlamıştı. Güleryüzlülüğü, insanlara ihsanlarından daha çoktu.

“İnsanlardan bazıları vardır ki onlar dünya malına, toprağa bakar gibi bakarlar” demişti. Bununla kendisini kasdetmişti. (en-Nevâdiru’s-Sultâniyye)

Tasavvuf ehli ile irtibatlı idi. Onlara çok hürmet ederdi. Mısır’ı Şiî Fâtımîlerden kurtardıktan sonra Ehl-i Sünnet’in ihyâsı için birçok medrese ve hankâh(dergâh)lar inşâ etti.

İmâm Yâfiî (rh.), Mir’âtü’l-Cinân kitâbında Nûreddin Zengî merhumun her asırda bulunan 40 evliyâdan (kırklardan) biri, Salâhuddîn Eyyûbî’nin ise 300 evliyâdan (üçyüzlerden) olduğunu bildirmektedir.


Yine mübarek bir Cuma günü javasız sohbet ile dini bilgiler yazmaya başlayacağız. Bu günde fevkalade bir konuyla sizlerleyiz..

Salâhuddîn Eyyûbî’nin musâhibi ve kazaskeri İbn-i Şeddâd anlatıyor:

Salâhuddîn Eyyûbî, Şam’da vefât ettiği vakit (4 Mart 1193) şahsî hazinesinde sadece 47 dirhem ve bir miskal altın çıkmıştı ki bu defin masraflarına dahi yetmiyordu. Geride evi, mülkü, akârı, bağ ve bahçesi de kalmamıştı. Eline geçen bütün malları hayır yollarına sarfederdi. Hatta hazînedârları hiç mal tutmadığını bildiklerinden bazı malları ona haber vermeden muhâfaza ederler, şiddetli ihtiyaç anında kullanırlardı. Akka sahrasında çok değerli on bin atın hepsini birden bağışlamıştı. Güleryüzlülüğü, insanlara ihsanlarından daha çoktu.

“İnsanlardan bazıları vardır ki onlar dünya malına, toprağa bakar gibi bakarlar” demişti. Bununla kendisini kasdetmişti. (en-Nevâdiru’s-Sultâniyye)

Tasavvuf ehli ile irtibatlı idi. Onlara çok hürmet ederdi. Mısır’ı Şiî Fâtımîlerden kurtardıktan sonra Ehl-i Sünnet’in ihyâsı için birçok medrese ve hankâh(dergâh)lar inşâ etti.

İmâm Yâfiî (rh.), Mir’âtü’l-Cinân kitâbında Nûreddin Zengî merhumun her asırda bulunan 40 evliyâdan (kırklardan) biri, Salâhuddîn Eyyûbî’nin ise 300 evliyâdan (üçyüzlerden) olduğunu bildirmektedir.