Hastalıklar günahlara keffarettir

3

 

Günaydin javasız sohbet kullanıcıları. Bu gün yine sizlere cok güzel bir makale yazacağız.

Enes bin Mâlik’in (r.a.) vâlidesi Ümmü Süleym radıyallâhü anhâ, Resûlullâh (s.a.v.) Efendimiz’i ziyâret ederek çektiği ağrılardan şikâyet etti ve ne yapması lazım geldiğini sordu.

Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.):

“Ey Ümmü Süleym! Sen ateşi, demiri ve demirin kirini pasını bilir misin?” deyince; Ümmü Süleym (r.anhâ):

“Evet, Yâ Resûlallâh!” dedi.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.):

“Bu ağrıların geçtiği zaman, demir ateşte nasıl kirinden pasından kurtuluyorsa sen de günahlarından öylece kurtulmuş olursun” buyurdular.

Ümmü Süleym (r.anhâ) hastalığından iyileşince Resûlullâh Efendimiz’e (s.a.v.) sordu:

“Yâ Resûlallâh, cihâdın en üstünü nedir?”

“Sen namaza devam et. Muhakkak o cihâdın en üstünüdür.

Günahları da terk et, zira o en üstün hicrettir” buyurdular. (Tarih-i Bağdad)

MÜMİNİN ALAMETLERİ

Hz. Ali’ye müminin alametleri soruldu. Şöyle buyurdu:

“Müminin dört alameti vardır:

Kalbini kibir ve düşmanlıktan,

Dilini yalan ve gıybetten,

Amelini riyâ ve gösterişten ve

Karnını haram ve şüpheli şeylerden korumak.

(Ruhu’l-Beyân)

Kıt’a:

Bilmek istersen seni

Can içre ara canı

Geç canından bul anı

Sen seni bil sen seni

Hacı Bayram Velî (k.s.)