Hz. Osman’ın halife seçilmesi

3

 

Hazret-i Ömer’in (r.a.) büyük bir endişesi, yerine bir halîfe bırakmak meselesi idi.

Ashâb-ı Kiram’ın en yüksek tabakası Bedir ehli olup onların içinden de “Aşere-i Mübeşşere”den birini Halîfe namzedi tayîn buyurması gerekiyordu. Hazret-i Ömer, bunda kararsız kalmıştı. Zîra Halîfe bırakacağı zâtın zamanında fitne zuhur ederse manevî mesûliyyeti kendisine âid olur diye korkardı. Bu mesûliyyeti üzerine almaya mecbur da değildi. Zîra Resûl-i Ekrem (s.a.v.) Hazretleri, halife seçme işini Ümmet-i Muhammed’e bırakmış olduğundan Hazret-i Ömer o yola gidebilirdi.

Abdullah bin Abbas (r.anhümâ) Hazretleri der ki:

Bir gün Hazret-i Ömer’in yanına vardım. Kendisini gamlı ve düşünceli gördüm. “Hilâfet meselesi hakkında ne yapacağımı düşünüyorum” dedi.

Hazret-i Ömer “Bu işi Resûl-i Ekrem (s.a.v.) Hazretlerinin kendilerinden hoşnud ve râzî olduğu halde vefat ettiği zâtların meşveretine havale edeyim” dedi ve:

Aşere-i Mübeşşereden altı zâtı, yani Ali, Osman, Talha, Zübeyr, Sa‘d bin Ebî Vakkâs ve Abdurrahman bin Avf radıyallâhü anhüm Hazretlerini meşveret (danışma) meclisine tayin ederek içlerinden birini hilâfete seçmelerini vasiyyet etti. Oğlu Abdullah (r.a.) Hazretlerini de hilâfete seçilmemesi şartı ile rey (oy) vermek üzere bu meclise memur etti.

Talha (r.a.), o vakit Medîne-i Münevvere’ye yakın bir yerdeydi. Hazret-i Ömer, halifenin bu şekilde seçilmesine karar verdikten sonra Abdurrahman bin Avf yanında olduğu halde Ali, Osman, Zübeyr ve Sa’d (r.anhüm) Hazretlerini yanına çağırdı: “Siz, bu ümmetin reislerisiniz. Hilâfete içinizden birini seçiniz ve ona tabi olunuz. Sizin hakkınızda korkmuyorum. Sizin aranıza ayrılık girer de insanlar ihtilâfa düşer diye korkuyorum. Talha’yı üç gün bekleyiniz. Gelirse ne a‘lâ, gelmezse kararınızı veriniz, dedi.

Bu meclis Hz. Osman’ı Müslümanların halifesi olarak seçti ve hepsi ona bîat ettiler. (Hz. Ömeru’l-Fâruk, Çamlıca B. Y.)