İspanya’nın (Endülüs) Fethi

3

 

Endülüs’ün fethi, hicretin 92’nci senesinde, Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) asrından sonra en hayırlı asır olan tâbiîn devrinde başladı. Bu sırada Emevîlerden Velîd bin Abdülmelik bin Mervân halife idi.

İlk fetihlere muvaffak olan Tâbiîn’den ve Kayrevan valisi Musa bin Nusayr’in azadlısı Târık bin Ziyâd idi. Afrika’nın kuzey batı ucundan karşıya geçip Kurtuba’yı ele geçirdi. Daha sonra Musa bin Nusayr da büyük bir ordu ile karşı yakaya geçip Târık ile birleşti ve büyük fetihler oldu. Endülüs her cihetten İslâm devletlerinin ve memleketlerinin en güzîdelerinden biri haline geldi. Lâkin daha sonra bir hükümdar idaresi altında toplanamadılar, birçok ufak beyliklere bölündüler ve nihâyet bu tefrika onların sonu oldu.

Endülüs uzun müddet Müslümanlar için ribat mahalli ve bir İslam serhaddi oldu. Tâbiînin büyüklerinden birçok zât cihâd ve gazâ için Endülüs’e gitmişlerdir. Onlardan bazıları şunlardır:

Muhammed bin Evs bin Sâbit el-Ensârî. Ebû Hüreyre hazretlerinden hadîs rivâyet ederdi.

Haneş bin Abdullâh San‘ânî: Alî bin Ebî Tâlib (r.a.) ve Fadâle bin Ubeyd’den (r.a.) hadîs rivâyet ederdi.

Abdurrahman bin Abdullah Gâfıkî: İbn-i Ömer hazretlerinden hadîs rivâyet ederdi.

Zeyd bin Kâsıd Seksekî Mısrî: Abdullâh bin Amr bin Âs’dan (r.a.) hadîs rivâyet ederdi.

Musa bin Nusayr: Endülüs fâtihi. Temîm-i Dârî’den (r.a.) hadîs rivâyet ederdi.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.): “Garb (batı) ehli, kıyâmete kadar hak üzerine gâlip olacaktır” buyurdular (Sahîh-i Müslim). Bu hadîs-i şerîfin manası umûmî, yani bütün batıya şâmildir. Mağrib: Endülüs’ten İstanbul’a kadar bütün Rum beldeleri demektir. Yani Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.) bu beldelerde İslâm’ın yayılacağını ve kıyâmet gününe kadar devam edeceğini müjdelemiş ve bu beldelerin kıyâmete kadar Hak Teâlâ’nın yardımını ihsân edeceği serhadler olacağını bildirmişlerdir. (Humeydî, el-Cezvetü’l-Muktebes.)