Kahraman Vezir Koca Cafer Paşa

1696 da Temesvari muhasara eden Saksonya prensi Frederik Sultan ikinci Mustafa hanin vezirlerinden Temesvar kalesi muhafizi Koca Cafer Paşaya göndermis oldugu mektupta söyle diyordu; Hastaliktan ve yiyecek yoklugundan gücünüz tükenmistir. Avusturya ordulari tuna hattini ele gecirip Nise dogru ilerlediginden yardim gelme imkanida yoktur. Muhafiz pasanin yigitligi ve gayreti her türlü takdirin üzerindedir.

Askerlik vazifesinin nasil yerine getirelecegi hakkinda bize güzel bir ders vermistir. Ancak daha fazla inat ve israr etmesi muhafizlarin daha fazla ölmesinden baska bisey getirmeyecektir. Kaleyi teslim ederse askerleriyle beraber sag salim ve hangi yolu arzu ederse o yoldan gitmesine izin veririz ve mali sikintiyi bildigimizden askerlerin yollugu olarak su kadar bin duka altin vermeyi tahahüt ederiz.

Cafer Pasa mektubu okuduktan sonra gelen elciye dediki; Muhafizlarin sikinti ve mahrumiyeti dogrudur. Ancak kumandaninizin istedigi kale benim degildir. Ben müdafaa ve korunmasi ile vazifeliyim. Hal böyleyken benim olmayan seyi bir baskasina veremem. Sonuna kadar müdafaya mecburum. Ben zengin degilim. Fakat rüsvet almakta adetim degildir. Miras olarak cocuklarima su getirdiginiz mektubu birakacagim. Kumandaniniza benimde karsi bir teklifim var. Sizin kumandaniniz genc  ve dinctir. Ben ise ihtiyar ve sakatim. Kale önünde teke tek carpisalim. Ben yenilirsem adamlarim kaleyi derhal teslim etmeye yemin ederler. Ben yenersem bizi kendi halimize birakip burdan gitmeyi taahhüt edermisiniz dedi.

Bu yigitce teklif kabul edilmedi. Sultan ikinci Mustafa bizzat kendisi sefere cikti. Kaleye cok fazla miktarda malzeme ve zahire konuldu yeni muhafizlar yetistirildi.

Gazi Cafer Pasa merhum Sultan ikinci Mustafanin ücüncü seferinde Zenta Savasinda sehit olmustur.