Mevlid Kandili

Bu mübarek cuma gününden tüm javasız sohbet ailesine günaydınlar diliyoruz. Pazar akşamı idrak edeceğimiz Mevlid kandili hakkında bir makale ile sizlerleyiz.

Javasız sohbet ile sizleri bilgilendiriyoruz ki, Peygamberimiz Hazret-i Muhammed Mustafâ’nın (s.a.v.) âlemleri şereflendirdiği Velâdet Kandili’dir.

Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.), Rebîulevvel ayının 12’nci Pazartesi gecesinde kâinâtı teşrîf etmişlerdir. Bu îtibârla bu ayın 12’nci gecesi hicrî senenin ilk kandilidir.

Bu ay içerisinde mümkün olduğu kadar salât ve selâm getirmeli; Salât-ı Nâriye, Salât-ı Münciye ve Salât-ı Fethiye okumaya çalışmalıdır. Bu gecenin mânevî zenginliğinden istifâde etmek için bir tesbîh namazı kılmalı, bir de Hatm-i Enbiyâ yapmalıdır.

Tesbih namazına şu şekilde niyet edilir:

“Yâ Rabbi, niyet eyledim rızâ-yı şerîfin için tesbîh namazına. Yâ Rabbi, bu gece teşrîfleriyle âlemleri nûra gark ettiğin Habîb’in, başımızın tâcı Resûl-i Zîşân Efendimiz’in hürmetine ve bu gecedeki esrârın hürmetine ben âciz kulunu da aff-ı ilâhîne, feyz-i ilâhîne mazhar eyle.” Allâhü Ekber, diyerek namaza başlanır. (Duâ ve İbâdetler, Fazilet Neşriyat)

RESÛLULLÂH EFENDİMİZİN BAZI YÜKSEK VASIFLARI

Peygamberimiz Muhammed Mustafa sallallâhü aleyhi vesellem hazretleri güler yüzlü, tatlı sözlü idi. Kimseye fena söz söylemez, kimseye kötü muâmele etmez ve kimsenin sözünü kesmez, mülâyim ve mütevâzı idi.

Haşin ve galiz değil idi. Fakat heybetli ve vakûr idi. Beyhude söz söylemezdi. Gülmesi dahi tebessüm idi.

Onu ansızın gören kimseyi heybeti kaplar ve onunla ülfet ve sohbet eyleyen kimse, onu cân u gönülden sever ve âşık olurdu. Fazilet sâhiplerine derecelerine göre alâka gösterirdi. Akrabasına dahi pek ziyâde ikram ederdi. Lâkin onları kendilerinden daha üstün olanların üzerinde tutmazdı.

Hizmetkârlarını pek hoş tutardı. Kendisi ne yer ve ne giyerse onlara dahi onu yedirir ve onu giydirirdi. Gayet cömert ve kerim, şefkatli ve merhametli, cesur ve halîm (yumuşak huylu) idi. Vaadinde sâbit, sözünde sâdık idi.

Elhâsıl güzel ahlâk, akıl ve zekâ bakımından bütün insanlardan üstün ve her türlü medih ve senâya (övgüye) lâyık idi. (Kısas-ı Enbiyâ, A. Cevdet Paşa)

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.