Müslümanların çocukları şefaat ederler

 

Javasız sohbet yine harika bir dini makaleyle sizlerle. Bu günün makalesi evlat acısına sabrın mükafatı olacak.

Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.) buyurdular:

“Müslümanların (küçük yaşta vefât eden) çocukları kıyâmet gününde Arş-ı A‘lâ’nın gölgesi altındadırlar, şefâat ederler ve şefâatleri kabul olunur.”

Ensâr’dan bir sahabî (Resûlullâh’ın huzûruna) oğluyla birlikte gelirdi. Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.):

“Oğlunu seviyor musun?” diye sordular.

“Evet, Yâ Resûlallâh, benim onu sevdiğim gibi Allâhü Teâlâ da seni sevsin” dedi. Peygamber Efendimiz (s.a.v.):

“Allâh beni senin onu sevdiğinden ziyâde sever” buyurdular.

Fazla geçmeden Ensârî’nin oğlu vefât etti. Peygamberimiz’in (s.a.v.) yanına geldiğinde, ona: “Çok üzüldün mü?” buyurdular.

Ensârî: “Evet” dedi. Peygamberimiz (s.a.v.):

“Oğlunun benim oğlum İbrahim ile birlikte Arş-ı A‘lâ altında oynamasına râzı olmaz mısın?” buyurdular. Ensârî:

“Elbette olurum” dedi. (Taberânî, Kebîr)

Evladın Ölümüne Sabreden Arşın Gölgesindedir

Mûsâ Aleyhisselâm: “Ya Rabbi, evlâdı ölüp de onun acısına sabreden kimsenin mükâfâtı nedir?” diye niyâz etti.

Hak Teâlâ buyurdu ki: “Onu başka hiçbir gölgenin bulunmadığı kıyâmet gününde Arş-ı A‘lâ’mın altında gölgelendiririm.” (Büzûğu’l-Hilâl, Suyûtî)

HÂTEM-İ TÂÎ’NİN CÖMERTLİĞİ

Hâtem-i Tâî’nin cömertliği olmasaydı kimse ne Hâtem’in ne de Tayy kabilesinin ismini anmazdı. İşte onun cömertliğinden bir misal:

Hâtem’in kabilesinden yaşlı bir adam, ondan yüz kilo şeker istedi. Hâtem, yaşlı adamın evine bir ton şeker gönderdi.

Hâtem’in hanımı: “Bu nasıl iş? İhtiyar yüz kilo şeker istemişti. Neden bir ton şeker gönderdin?” diye sordu.

Hâtem gülerek dedi ki: “O kendine yetecek kadar istedi. Peki, Hâtem’in cömertliği nerde kaldı?” (Bostan’dan Seçmeler, Çamlıca B. Y.)