Namazda huşu

 

Huşû: Alçak gönüllülük ve tevâzu göstermek manasına geldiği gibi; kalbin devamlı Allâhü Teâlâ’dan korkması ve Allâh’ın huzurunda muhabbet ve korku ile karışık edebli bir vaziyette durması demektir.

Namazda huşû: Kalpte Allah korkusunun bulunması, azaların sakin olması ve sağa sola dönmemesi, kıyamda gözlerinin secde yerine bakması; sağa-sola bakmamasıdır.

Nitekim Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurdular;

“Kul namaza durduğu zaman, ancak Hz. Allâh’ın huzûrundadır. Sağa-sola dönerse, Allâhü Teâlâ; “Kime iltifât ediyor (dönüyor)sun? Benden hayırlısına mı? Bana dön ey âdemoğlu! Çünkü ben, iltifât ettiğin şeyden daha hayırlıyım” buyurur.

Allâhü Teâlâ Mü’minûn sûresinin 2. âyetinde (meâlen) “Ki onlar (kurtuluşa erecek olan mü’minler) namazlarında huşûludurlar.” buyurmuştur.

Saîd bin Müseyyeb’ den (r.a.) rivayet olundu:

Resûlullah Efendimiz (s.a.v.), namazda sakalıyla oynayan bir kimseyi görünce “Eğer şu kimsenin kalbinde huşû olsaydı, âzâlarında da olurdu” buyurdu.

Hz. Âişe vâlidemizin annesi Ümmü Rûmân (r. anhümâ) anlatıyor:

“Namaz kılarken sallanıyordum; Ebûbekir (r.a.) beni o vaziyette görünce, öyle azarladı ki, az daha namazdan çıkacaktım.”

Hazret-i Ebûbekir (r.a.) buyurdu ki:

“Resûlullah’ın (s.a.v.), şöyle buyurduğunu işittim:

‘Herhangi biriniz namaza durduğunda her tarafı sâkin olsun, Yahûdîler gibi sallanmasın. Zira namazda bütün vücudun sükûnu, namazın tamam (olduğunun alâmet)indendir.”

Dâvûd Aleyhisselâm’ın mihrâbı (ibadet ettiği odası)nda şöyle yazılı idi:

“Ey namaz kılan! Sen kimsin? Sen kime âitsin, (kimin kulusun)? Kimin huzûrunda duruyorsun? Kime duâ ediyorsun? Senin kelâmını kim işitiyor? Ve sana kim nazar ediyor?