Rahmetten Li’l-Alemindir Mustafa

 

Javasız sohbet dini bilgiler köşemizden herkese Esselamu Aleyküm.. Bu günde yine bir dini makale ile sizlerle olamanın mutluluğu içindeyiz. Bu çarşamba gününe bizleri eriştiren Allah’a hamdolsun. Şimdi makalemize başlıyor ve hepinize hayırlı günler diliyorum.

Silsile-i Sâdât’ın dördüncü halkası Ca‘fer-i Sâdık (kuddise sirruh) Hazretleri buyurdu ki:

“Allâhü Teâlâ, peygamberler olmadan kullarının kendisine hakkıyla itâatten ve kendisini bilmekten âciz kalacaklarını ezelî ilmiyle bildi. Bir vesîle ve vâsıta olmadan Cenâb-ı Hakk’a ihlâsla ibâdet edemeyeceklerinden insanlar arasından bir mübârek zâtı yaratıp kendisi ile insanlar ve cinler arasında vâsıta kıldı. Onları “Re’fet ve Rahmet” sıfatlarına mazhar kıldı ve sözü fi‘li bir olan bu zâtları peygamber ve resûl olarak gönderdi. O peygambere itâati kendi zâtına itâat kıldı. Din ve dünyâ işlerinde o peygamberin sîret ve sünnetlerine uymayı, zâtına ulaştıran yol kılıp: “Her kim ki Resûlün emrine uyarsa, Allâh’ın emrine hakkıyla itâat etmiş olur (Nisâ sûresi, âyet 80)” buyurdu.”

Allâhü Teâlâ, Hâtemü’l-Enbiyâ Muhammed Mustafâ (s.a.v.) hakkında “(Ey Habîbim!) Seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.” (Enbiyâ s., âyet 107) buyurdu. Yani bütün mahlûkât senin hürmetine yaratıldı. Hidâyete eren mü’min kimsenin, iki cihanda selâmet bulması, hidâyete eremeyenin dahi yalnız dünyâda gezip, yiyip içip sıhhat ve âfiyet bulması, azâbının âhirete te’hîr olunması; bunların hepsi senin hürmetinedir ve sen âlemlere rahmet olduğundandır. Arş, Kürsî, yerler, gökler ve içlerinde bulunanların tamamının yaratılıp ilâhî nimetlere kavuşmaları senin hürmetinedir. Bu âyetin meâl ve tefsirinin böyle olduğuna: “Levlâke levlâk, lemâ-halaktü’l-eflâk” hadîs-i kudsîsi delâlet eder ki manası: Resûlüm yâ Muhammed! Eğer sen olmasaydın, sen olmasaydın eflâki (mevcûdâtı) yaratmazdım.”

Resûlullah Efendimiz (s.a.v.), Cebrâîl Aleyhisselâm’a sordu: Allâhü Teâlâ hakkımda: “Seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdim” buyurdu. Bu rahmetten sen de istifâde ettin mi?” Cebrâîl Aleyhisselâm:

“Evet, ben hep âkıbetimin -İblîs gibi olmasından- korkardım. Allâhü Teâlâ sana “O -Cebrâil Aleyhisselâm- Melekler arasında itâat olunmuş, Arş’ın yanında emîndir” -meâlindeki-(Tekvîr sûresi, 21.) âyet-i celîleyi indirince bu korkudan emîn oldum. İşte bu senin hürmetine bana erişen büyük bir rahmettir!” buyurdu. (Şifâ-i Şerîf)