Sağlık sektörü para tuzağı oldu

1

 

Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) sağlık verileri şoke etti. 77 milyon nüfuslu Türkiye’de geçen yıl hastanedeki muayene ve tedavi 447 milyon 20 bin 372’e ulaştı.

Vatandaşın cebinden ödediği muayene katılım ücreti ise 4.1 milyar TL’yi geçti. Hastalar, reçete parasıyla birlikte 5.6 milyar TL cepten ödeme yaptı. Devlet, üniversite ve özel hastanelerde şifa aramalara, aile hekimleri eklendiğinde tedavi sayısı 670 milyona ulaştı.

Vatandaşın ayakta muayene, ameliyat ve yoğun bakım nedeniyle devletin hastanelere ödediği rakam 34.1 milyar lira oldu. Kişi başı tedavi faturası ise 76,1 TL’ye çıktı. Özel hastanelerdeki muayenelere devlet 7.6 milyar lira ödedi. Sağlığa ödenen para devletin ödediğiyle sınırlı kalmadı.

Vatandaşın devlet ve üniversite hastanelerindeki 358 milyon 333 bin muayene karşılığında cebinden çıkan katılım ücreti 2 milyar 866 milyon 664 bin liraya ulaştı. Özel hastanelerde 88 milyon 687 bin muayeneye karşılık ise hastalar 1 milyar 330 milyon 310 bin TL muayene katılım parası verdi. Toplamda hastaneye gitme karşılığında vatandaşın devlete ödediği para 4.1 milyar TL’ye ulaştı.

Devlet, özel ve üniversite hastanelerine her 9 başvurunun 1’inde vatandaşa ilaç yazıldı. Hastalara 337 milyon 403 bin 297 reçete yazıldı. Reçete başına ortalama 2 kutu ilaç yazıldığı hesaplandığında 674 milyon 806 bin kutu ilaç yuttu. Ancak aile hekimlerinin yazdığı ilaçlar ve vatandaşların reçetesiz aldığı haplar dahil edildiğinde Türkiye’de her yıl 2 milyar kutu ilaç tüketiliyor.

Devletin sadece doktorlar tarafından yazılan ilaçlar için eczanelere ödediği rakam ise 16.3 milyar TL’ye fırladı. Reçete başına eczanelere yapılan ödeme ise 48,47 TL’ye ulaştı. Reçete başına 3 TL ödemek zorunda kalan hastalar 337 milyon 403 bin 297 reçeteye 1 milyar 12 milyon 209 bin TL cepten ödeme yaptı. Her 3 kutudan sonra 1 TL daha ödeme yapıldığı için rakam 1 milyar 500 bin TL’ye çıkıyor.

Koruyucu ve önleyici sağlık politikasının uygulanmaması sebebiyle hastaneye başvuruların patladığını aktaran Önder Kahveci, “Tedavi eksenli bir sağlık politikası uygulandığı için muayene ve ameliyat sayıları, sağlık ve ilaç harcamaları da sürekli olarak artıyor. Kısacası vatandaş sağlığa daha çok para harcıyor. Halbuki tüm vatandaşların eşit, ücretsiz, nitelikli ve ulaşılabilir bir sağlık hizmetine kavuşması şarttır” dedi.

Vatandaşın cebinden çıkan tedavi ve muayene parasının her geçen gün arttığını belirten Türk Sağlık-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, “Ücretsiz, ulaşılabilir ve nitelikli sağlık hizmeti sosyal devletin bir gereği iken ne yazık ki ülkemizde sağlık paralı bir hizmete dönüştü.
Hastanenin kapısında Deli Dumrul vergisi gibi tahsil edilen katkı payı ile başlayan tahsilat düzeni; kapsam dışı tedaviler, ilave ücretler, reçete parası olarak uzayıp gidiyor” diye konuştu.